21 Eylül 2016 Çarşamba

FB HATIRALAR 4

FB HATIRLAR 3

FACEBOOK HATIRLAR 2

FACEBOOK'TAN HATIRALAR

Çok zaman olmuş

merhaba Elala, Nasılda geçiyor zaman be annecim. En son 2014 de yazmışım, ilk okula gidiş deneyimini şimdi ise 2.sınıf oldun. Ne zaman geçti bu zaman anlamadım. 7.doğum gününe az kaldı ve bakalım neler sığdırdık bu kadar zamana... Geceleri 30 kadar saydığımda neredeyse 15'e geldiğinde uyuyorsun. Geçen akşam kendi başına ben olmadan nasıl uyuyabileceğini merak ettin ve neden 30 kadar saydığımda uyuduğunu merak ettin. Ben sana 30 kadar sayarken uyumak için konsantre olduğunu söyleyince bana şöyle bir benzetme yaptın. "anne şimdi düşün sen yanımda olmasan yani cinderella'nın hikayesindeki gibi üvey annem olsa, ve benim yanımda olmasa yada sadece otursa, elimi tutmasa yada saymasa ben nasıl uyurdum?" Ben de sadece sen uyuyana kadar yanında oturdum ve sen tek başına uyudun. Esasında birçok defa kendi başına uyudun hatta her 5defa kendi başına uyumadan dolayı 1 kitap kazandın. Evet neyse ki okumayı seviyorsun :) ama aynı anda 3 kitap okuduğun da oluyor ve kitap dediysem öyle ince değil 160 sayfa. Eski oyuncaklarını başkalarına kullanmaları için vermeyi kabul ettin ama okudun kitapları vermedin :) bu konuda bana çekmişsin galiba. Okulda başarılısın en azından öğretmenlerin sınıfta olmasından memnun oldukları ve Ela'nın yeri farklı dedikleri bir öğrencisin. Anaokulundan bu yana (5yaş) en iyi arkadaşın Duru Örenel, umarım hep iyi arkadaş olarak kalabilirsiniz. 1.sınıfın başında aşık oldun, (şimdi hatırlamıyorsun ama) ilk babana anlattın. "Anne ama ben çok seviyorum" dediğini hatırlıyorum. Ama tek şey sevsen de çocuk yanına geldiğinde onunla konuşmadın. Hatta erkek arkadaşların ile konuşmaktan başta çekiniyordun ama sonra aşkta geçti, çekingenliğinde. En güzeli Doğa kolejinda aşık olduğunda çocuk ile sevgili olmuşsunuz. Dedim "aşık olmak nedir" Napıyorsunuz aşık olunca" Dedin " beraber koridorda el ele sıra oluyoruz" sonra aşkınız bitti çünkü arkadaşın "Biz aşık olmayalım bize gelin damat derler demişler. Bu yıl biz sensiz Tayland'a kaçtık ve tatilin bitmesine 3 gün kala Mersinden bir haber, Ela kolunu kırmış. 1.sınıfa başlamadan bir kural koymuştuk. Dersler masanda yapılacak ve sen hiç bu kuralı bozmadın. Piyano dersi aldık 2 sene ama okul zamanlarında, 4.derste nota okumaya başladın ama 2.senenin sonunda istemediğine karar verdi. DIY (Do IT YOURSELF) tarzı şeyleri çok seviyorsun Uzun süre pasta yapımı programları seyretmeyi sevdin. Bu yaz kendi başına Asyalara gidip gelmeye başladın, hatta bakkala gidip ekmek alıyorsun. Hiç yaramazlığın yok, bu nedenle 7 yıl nasıl geçti bilmiyorum dicem ama 2 yaş sendromun bayağı zordu. Seni seviyorum anneciğim. Sana aşılamaya çalıştığım şey; "istemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsin"

30 Eylül 2014 Salı

YAŞ 5

Merhaba Canımın içi, Uzun zaman oldu di mi yine yazmayalı.. Bakalım aradaki zamanı nasıl kapatacağım :) Bu yaşa kadar olanlar ve bize aaaa dedirttiğin şeyler: 3.5 yaşında ilk pirzolanı tattın Emirhan sayesinde 4.5 yaşında artık acıktım dedin sonunda. Artık acıktığını anlıyorsun :) Ben Temmuz 15te 2014 yayınevinde çalışmaya başladım ve artık seninle aynı okulda değiliz. Tabii ki bu işe karar vermeden oturuğ sana iş seçeneklerimi ve ne istediğimi sonuçlarının ne olacağını anlattım ve tabii ki sen de anladın ve hatta ara sıra "anne kitapçı işin ne oldu" diye sordun. 5 yaş doğum gününde Öykü ile kendi oyuncağınızı doldumaya gittiniz,umarım hatırlarsın çünkü çok eğlenmişsin! Filiz yengenin aldığı pijama takımının yaklaşık senin boyunda zürafa oyuncağı var onunla yatıyorsun artık. Tekrar Akademi kolejine başladın fakat ilk gittiğin yıl Beyhan öğretmen vardı (hatırlamıyorsun) bu yılda Büşra öğretmen var.. Okulun ilk günleri " anne neden bana ödev vermiyorlar, bilmiyorlar mı ben ödev yapmayı seviyorum? ödev yaparken hem zaman geçmiş oluyor hemde birşeyler yapmış oluyorsun" Akbatıda çocuklara fosil bulma aktivitesi yapmışlar. Ela" aa baba fosil mi buluyorlar? Hangi parçaları var? aaa galiba Trexlerin fossillerini buluyorlar" "sen kitapçıda çalışmasaydın keşke, aynı okulda olsaydık seni okulda görünce sarılırdım" "enne okulllar tam olarak başlamadan bana bir abla bulsan iyi olur"

14 Mart 2014 Cuma

2 sene aradan sonra

Annecim ayıp bana 2 sene Olmuş yazmayalı. Neler oldu bu sırada Martta ilk Akademide başladın en küçük olarak fakat sene sonunda onlarla bale gösterisine çıktın de en minik Olanak O kadar tatlıydın ki.Şu an benim Doğa Kolejindesin ve baleye devaM ediyorsun. 23 Nisan da gösterin olacak. Neler mi yapıyorsun? Avici Wake me up en sevdiğin şarkıydı ama bu aralar Counting stars şarkısını öğrenmeye çalışıyorsun. Adam bir yerinde Şarkının sesin yakışıklı yapıyormuş. Tüm kıyafetlerini kendin giyip Çıkarıyorsun Yatağını öyle düzgün topluyorsun ki kimse 4 yaşında birinin Onu yaptığına inanmaz:) Tiyatroyu ÇOK seviyorsun. Pullu Işıltılı kıyafeter seviyorsun teyzesi kılıklı diyorum sana:) Hafızan çok kuvvetli Baleyi seviyorsun fakat Modern dansı sevmedin. Eylülden beri adını SoyadINI yazabiliyorsUn 4+ Sınıfında Olman gerek fakat geçen seneyi tekrarlamaman için 5+ Sınıfına aldık. ilkokula hazırlık dersine kolunun altında defterin ve kitabın derse gidiyorsun Hala takıntıların var. Banyo yaparken yüzÜne su gelmesin diye küçük havlu ile kapatıyoruz Çoraplarını dizine Kadar çekiyorsun Kot dar pantolon giymiyorsun. spor ayakkabılarının cırt cırtını Sonuna kadar sıkıyorsun. saat 8'de "Kızım saat 9 oldu' diyoruz ve bebekligindeki gibi Omuzumuzda uyuyorsun.

8 Mart 2012 Perşembe

Kızım okula gitti

Canim annecim daha oncede seni okula goturdum, ilk okula gidişimizde hazirlanip gitmemiz 2 saat orada kalman ise 10 dk surmüştü. Filiz yengen beni arayip senin lobide oyuncak puset sürdüğünü söylemiş ve bende seni almaya geldiğimde "neden dersten çıktın kızım " diye sordugumda " iİşim bitti"! demiştin. Daha sonra bir kez daha gittin ama onda da çok az derse girip aksam kahvalti saatine denk geldigi icin okulda cok zaman geciremedin. Eeeee birde bezi bırakman gerekiyordu okula gidebilme için. Biz de bu sorunu 2012 nin ilk gununde hallettik. Tabii ki bir gunde olmadi!
Dun ilk defa gercekten okula gittik. Derya ogretmen alişman için yarim gun kalmanin uygun oldugunu soyledi. Benim tek endişem sıniftaki ogrencilerin senden büyüyük olmasi, en kucukleri bile senden 8 ay buyuk...
Neyse derse gittin bende uzun bir sure seni okulda bekledim. Aysegul ogretmen seni gordugunu ve gozunde yaş oldugunu soyleyince Derya ogretmenin yanina gittim " olur o kadar dedi"
Ve 12:30 gibi seni almaya yemekhaneye indim beni gorunce o kadar guzel boynuma sarildin ki. O kadar içtendi ki bayildim. O sarilışında sadeçe özlem ve sevgi vardı.
Ögretmeniin elini sıkıştirdigini ve İngilizce dersinda cok keyif aldigini soyledi. Bende seni aldim ve çiktik yolda bana anlattiklarin...
- minderlere oturduk
-oyun oynadik
- bilgisayarda bebek boyadik
-elimi sıkıştırdım, ögretmen buz koyalim mi dedi, ben istemiyorum dedim.
-İngilizce ogretmenim Bulut yapti.White dedi.
-Öykünün sınıfına gittik oyun oynadik

Bugun de 2.kez gittik okula sabah sadece kucagimda inmek istemedin ama Oykuyu gorunce derse gittin.Tek şikayetin arkadaslarinin seni çok sıkıştırmaları:) llk ismini soyledigin arkadaşinin adi Zeynep.
İlk şikayetin İngilizce ogretmeninin sana bulut yapmak icin bıcak/ip vermemesi.Hep kendi yapması.
Bugun ilk faaliyetini yapmişsin annecim. Pembe bir mumluk. Bir objenin etrafına pembe bir çorap geçirmiş ögretmenin sen ise onu boncuklar ile süslemişsin, hemde senin deyimin ile boncuklara uhu sürdüm sonra yapıştırdım kendim.

Çok değişik birseymis be annecim, seni okula goturmek. Evet gerekli olduguna inanıyorum ama bir yandan da acaba tam yaşıtların ile beraber mi olman daha iyi bilemiyorum. Biraz pimpirikli veli oldum galiba, derste aktibviteleri yapip yapamadigini merak ediyorum ve Cuma ogretmenin ile konuşmak istiyorum. Biliyorum herkes senden buyukler ile olmanin bir zarari olmadigini söyluyor ama ben yinede seni derst gormek istiyorum. Dışarıda nasilsin acaba?

Seni seviyorum bitanem...

5 Eylül 2011 Pazartesi

Ela'ca 2

Avuç: Teyze Berk ile ilginirken sana gözünün, burnun vs nerde diye sormuş ve kesin bu bıdık avcunu da biliyordur demiş. Sorunca bilmemişin doğal olarak. O da sana avcunu elini açıp kapayarak göstermiş. Sonra teyze bana geldi."Ela avcunu biliyor mu"? Diye sordu. Yok atrık dedim. Eh bak artık biliyor dedi. Halen de hatırlıyorsun.
Baba öğlenleri işten seni görmeye gelince boynundaki yaka kartını ile oynuyorsun. Baba da sana " Bak baba iş, Aydın Aksakal yazıyor" diye anlatı. Aranizdaki diyalog söyle. Baba: Aydın Aksakal, Ela Aksakal, Betül Aksakal. Senin yorumun: Aydın Aksakal, Ela Aksakal, anne Aksakal. Ne kadar Betül desekte sen anne demekte israrlısın. Diyorum benim bir kişiliğim yok ben anneyim diye :))

4 Eylül 2011 Pazar

Ela'ca

Annecim, ilk tam olarak 21. ayinda konuştun! Ondan once de kelimeler soyluyor her derdini anlatiyordun ama baba ve ben Tayland'dan donunce artik dilin tam olarak açılı. Baba, ben ve Tayland mı dedim? Eee evet onuda anlatmam gerek galiba... Evet annecim Sevil teyzeler ile Tayland da gitmeye karar vermiştik geçtiğimiz Ocak ayında fakat 9 saat uçak yolculugu ve ülkenin ne kadar temiz olacağını bilmediğimiz için seni götürmemeye karar verdik.bu çok zor bir karardı. Ben bu fikirden arasıra caysam da seninle oralara gitmek imkansız görünüyordu. Hatta Sevil teyze bile "9 saat uçakta Ela'nın herşeyi gösterip ııgghh ııgghh" dediğini düşünsene" dedi :))
Sonunda Haziran sonu anneanne ve dede geldi İstanbul bir kaç gün bizimle kalacak, Aylin ablanın düğününe katılacak oradan da seni alıp biz tatildeyken Adana'ya gideceklerdi. Temmuz 1 tatile çıkışımızdı. O akşam annenler seni de alıp dedenin bir arkadaşına misafirliğe gittiler. Böylece senden daha rahat ayrılacak ve valizlerimizi toparlayacaktık. Evden çıkmadan masanın üzerine o gün giydiğim tshirt'ü bırakıp anneanneye uyumakta sorun çekersen t-shirtümü başının altina koymasını isteyen bir not bıraktım. Daha evden çıkmadan gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu, herhalde hiç bu kadar hıçkıra hıçkıra ağlamamıştım. Evet tüm yolculuk boyunca aklıma geldikçe de ağladım. 9 gün süresince saatim hep Türkiye saatine ayarlı kaldı, hep bakıp Ela şimdi uyumuştu, şimdi yemek yiyordur diye hesapladım. Anneanne ile konuştuğumuzda senin hiç sorun çıkarmadığını söyledi.
Ve sonunda tatil bitti ve ben Adanaya geldim sen uyurken. Sen hafiften uyanır oldun v seni kucağıma aldım yatakta fakat sen gözlerin kapalı anneannenin yanımda ayakta olduğunu hissedip kollarını ona açıp onun kucağına gittin. Sabah uyandında göz göze geldik ve kocaman gözlerini açıp şaşırdın. Ufff yüzündeki gülücük çok güzeldi. Sonra seni göğüsüme alıp yattim bir süre, sen ise inanmak ister gibi 2 dk bir başını kaldırıp yüzüme baktın. Ben yorgunluktan geri uyumuşum. Bir uyandım ki sen yanıma oturmuş, elimi tutmuş uyanmaı bekliyorsun.

Hmmmm ben sana nasıl dillendiğini anlatacaktım di mi. Evet annecim Adana da kalğımız sürece her kelimeyi tekrarlamaya hatta kelimeri kendince birleştimeye başladın. Bu sayfa yeterince uzun oldu, bir mola verip 2. Sayfada neler söyleyebildiğini ve varsa hikayesini yazacağım.
Şu an yanımda mışıl mışıl uyuyorsun. İlginçtir ne kadar yorulsam da sen uyurken seni çok özlüyorum. Güzel rüyalar aşkım.

2 Ağustos 2011 Salı

Ela'nin havuz keyfi

Şu an Ela kuş bahçede kendi havuzunda!!! Bu ne kadar inanilmaz birsey, sudan korkan banyo yaparken ilk su döktüğümde" Anneiii hawluuu" diyen bir çocuk için!

9 Mayıs 2011 Pazartesi

2.Anneler Günümüz

Birtanem,

İyi geldin girdin hayatıma, sana baktıkça hiç bırakmadan sarılmak istiyorum. Evet zormuş annelik,isteğin zaman isteğini yapamıyorsun, alışverişe gitmek daha zor, sinema imkansız(ancak seni bir yere bırakıyoruz), yapışık ikiz gibiyiz evde özellikle de hastalanınca, istemesem de bana yemek yediriyorsun,gece 4:30 uyandırıp mamma istiyorsun, sütü ısıtıyorum tv'nin karşısındaki koltuğu gösteriyorsun,koltuğa oturuyorum tv aç diyorsun,sütünü veriyorum bu sefer istemiyorsun :) Ya da dün akşam ki gibi sütü içiyorsun arkasına ilacın ve 2dk sonra hepsini üstüme :)
Evet zor işten gelip oturmamak,istediğim saatte istediğimi yapamamak yapsam da aklımın bir ucunda sen olman, hala her gık dediğinde uyku arasında duymam,sürekli senin bulunduğun yerde neler tehlikeli diye bakmak ve olabilecek kazaları önceden görmek, yorgunken ve sen beni sinir ederken sana ters davranmadan anlattmak, gün içinde defalarca süt,mamma, kıyafet vs için aşağı yukarı inip çıkmak, yaptığım yemeği yemeyince çöpe atmak ve özellikle fiziki yorgunluğun dışında acaba doğru mu yapıyorum, şöyle mi yapsam, yeteri kadar kitap okudu mu çok mu TV seyretti diye düşünmek yoruyor beni. Ama eve gelip bana sarılman,annneeemmm demen, minik dudaklarınla öpücuk yağmuruna tutman, t-shirt'ümü kalırıp karnıma yatman,bana bakıp makyaj yapmaya çalışman,ve melek gibi uyuman uyurken koynuma sokulman herşeye değer canım aşkım benim

Şimdi Böyle ise 18inde ne olacak?

Evet annecim yaklaşık 19 ay 2 haftalık oldun ve yaklaşık 2 haftadır aramızda şuna benzer dialoglar geçiyor.
Ben:Kızım altına yaptın mı?
Ela:Hı hııı
Ben: Hadi koş bezini al gel atını değişelim.
Ela :Iıggg ıııı (itiraz)
Ben: Kızım hadi bak kokuyorsun.
Ela: Uffff yaaaaaaa

Ela:Anniii addaaa
Ben:Önce yemek sonra atta.
Ela:Üfff yaaaa

Bu arada acayip sakız çiğniyorsun, hatta sabah evden kaçarken hadi ben sana sakız alayım diyerek ağlamanı engelliyorum.

Acayip derecede dışarıda gezmek istiyorsun..

İlk defa Migrosta araba şeklindeki alışveriş arabalarına bindin ve baba indirince dışarı arabaya gidene kadar ağladın.

Yere düştüğünde kalkmak istemeyince "Annecim Burak nasıl kalkıyor yerden" diyorum ve sen ağlamadan yerden kalkıyorsun.

Filiz yenge geçen hafta "Ela kapat gözlerini" dedi sana ve sen artık ben ne zaman "Filiz yenge gözlerini kapat diyor" desen itiraz etmeden kapatıyorsun gözlerini.

Ben: Ela sen benim söylediğim herşeyi anlıyorsun di mi?
Ela: Başını sallar
Ben:Uyuman gerekiyor bunu da anlıyorsun di mi?
Ela: Iııggg ıııııııı
Ben:Ama beni anlıyorsun di mi?
Ela başını sallar.
Ben:Hadi yatalım o zaman
Ela: Iıııggg ıııııı

6 Mayıs 2011 Cuma

4 Ay Sonra

Bir süredir blogların kapalı olduğundan,birazda bilgisayarı açacak fırsat bulamadığımdan tam 4 aydır yazmamışım annecim. Son yazdıklarımı okuyunca şu 4 ayda ne kadar büyüdüğünü ve hala eve gelip ayakkabılarımı çıkartıp yatma vaktine kadar tüm zamanımın hala seninle geçtiğini fark ettim. Evet annecim ya koskocaman kız oldun artık, bebeklik kalmadı. Daha çok konuşmayı deniyorsun, 2 kelime bir araya getirip konuşmayı deniyorsun, ve tam bir papağan gibi hala ilgini çeken şeyleri tekrarlıyorsun.
Hmmmm espiri ve taklitçi yanını da unutmamak gerek. Dün Daddy konuşurken fark etmeden ellerini sallamış birşey tarif ederken, bir baktık sen ellerini sallıyorsun, daha doğrusu ellerini sallayacaksın diye tüm vucudun sallanıyor, meğerse babanın taklidini yapıyormuşsun.Biz sana güldükçe sen daha çok yapmaya devam ettin.
Sabahları seninle uyanmak çok güzel annecim,tam keyifçisin bu konuda. Sabah uyanınca yataktan kalkmayıp "annnniii del" deyip beni yanına yatırıyor bol bol sarılıyorsun. Eğer babada evdeyse bir koluna onu bir koluna beni yatırıp ikimizi de öpücük yağmuruna tutuyorsun.Sevgi yumağım benim.
Bakalım aklıma gelen bombalar ne şu 4 aydır?
-ay bab yuuuu ( I love u)
-Telefonu kulağına tutup "hmmm" "hmmmmmmm" "hııııı" diye sesler yapıyorsun sanki birisi ile konuşuyor gibi. Ben de sana soruyorum kim arayalım diye sende ki cevaplar ya "annanni" "manne"(babaane), "emma" (emirhan) oluyor.
-Bazen boynuna atkını atıyor, ayakkabılarını giydiriyor, koluna de küçük bir kağıt torban var onu geçiriyor, "annii adda" diyorsun, nedense hep de emma'lara gitmek istiyorsun.
-Geçen gün film seyrederken filmde duyup "OH my god" dedin.
-Geçen gün "aannii mamma, eee eee" dediğinda "annecim uykun mu geldi?" diye sorduğumda yarı ağlamaklı dudaklarını büzüp başını sallayıp hı hı deyişin acayip güzeldi.
Bu aralar sürekli dışarı çıkman gezmek istiyorsun ama nisan ayı soğuk geçti, Mayıs 6 oldu bugün bile yağmur & rüzgar var. Birde 3 gündür hastasın annecim. İlk gece 2 kustun, sonraki gün yine, sonra ateşin çıktı, sonra ishal, ve artık geçecek deyince bu sabahta şiş bir boğazla uyandın.
-Boynuma sarılıp "Annnneeeeeemmmmm" demene bayılıyorum, babayada "Babacccciiii" diyorsun.
-Çok seviyorum annecim seni,iyi gelmişsin hayattıma.

19 Ocak 2011 Çarşamba

ANNE ÇOK TEMBEL ÇOK...

Uff ya annecim en son Kasım ayında yazmışım. Ama ne yapayım okuldan gelip eve girdiğim andan sen uyuyuncaya kadar ki bu geçen ay çok yorucu bir işti acayip bir tempo içinde devam ediyor.İçeri girip, montumu & ayakkabımı çıkartıp seninle oynamaya başlıyorum ve bayağı enerji gerektiriyor bu. Son zamanlarda tv'den müzik kanalı açtırıp kucağımıza çıkıp dans ettiriyorsun bizi.Dans ettiriyorsun diyorum çünkü hoplayan zıplayan baba ve ben oluyoruz.Baba demişken "annecim" bu aralar bana da "baba" diyorsun! Eveet yaaa çok net bir şekilde anne hatta anneanne derken baba demeye başladın bana da :) Ben, sen baba deyince anne diye tekrarlıyorum sende bana tekrar baba diyorsun :)
Ela'nın son bombaları neler acaba?
-"çekil" diyorsun. Bir gün baharat dolabını boşaltırken ben sana "Ela çekil" dedim senin hoşuna da gidince tekrar ettikçe sen de söyledin.
-Aaa tabii çöp atmaya bayıldığını da unutmamak lazım. Çöpü verince sana gidip dolabı açıyor,çöpün kapağı kapalıysa onu da açıyor, çöpü atıyor, kapağını ve dolap kapağını kapatıyor ve açık dolap kapağı varsa onları da kapatıp çıkıyorsun mutfaktan.(Babasının kızı işte :))
-"yeşil" diyorsun ama onu nasıl dedin çok hatırlamıyorum çünkü çok tekrar yapmadığımız halde sen her yeşil dediğimde yeşil diyorsun.
-Geçenlerde baby tv seyrederken "ağaçlar" dedin bir kaç defa ama artık tekrarlamıyorsun.
-Elif abla sana "mağdurum ben mağdurum" diye şarkı söylemiş ve şarkıyla beraber omuz silkmeyi öğretmiş. Hep şarkıyı söyleyince hemde birşey yapmak istemediğinde omuzlarını indirip kaldırıyorsun bana ne der gibi.
-Dün babaanneden dönerken herkes balkondan bakıp bize el sallarken sen onları görüp (ama çok net bir şekilde)uzun uzun el salladın.Evet hep bye bye yapıyorsun ama işte bazı şeyler anlatılmıyor o anı yaşamak lazım.
-OOO son günlerin favorisi babayı yere yüz üstü yatırıp sırtına binip dıgıdık dıgıdık oyanmak.
-Boya kalemleri aldım annecim sana çoook çoook uzun araştırmalar sonucu ama sen ilk başta yine gittin normal tükenmez kalemi tercih ettin, sonrada renkli kalemler ile çizmek yerine ayıcıklı kapağını açıp kapatmayı tercih ettin. Ama şimdi hergün biraz biraz Filiz abla sana özel defterinde çizim yaptırıyor.
-Hala kulağının çok iyi olduğunu düşünüyorum bakalım büyüyünce müziğe karşı bir ilgin olacak mı?
-Annecim ama en bomba neydi bu aralar dersen; bir kaç hafta önce Cem Batu'lara gittik güzel güzel oyadınız. Bir ara Cem Batu'ya "del del" deyip ona kocaman sarıldın. Saatler sonra Cem Batu yerde annesi ile süt içerken ki bayağı geç bir saati yine "del del" diyerek Cem Batu'ya sarıldın, yetmedi omuzuna yattın yetmedi bir de bir sürü öpücük verdin. Alemdin ama annecim yaa. Şimd merak ediyorum Cuma günü Ankara'ya dayının nikahına gidince ne yapacaksın Burki ile?
Ps.Adım adın dergilerine başladık!

Aşkım şimdilik bu kadar. Kocaman kocaman öpüyorum seni.

21 Kasım 2010 Pazar

ALEMSİN SEN

Aşkım bitanem gün içinde o kadar "ah Ela şunu yaptı bunu yaptı bunu da yazayım" diyorum ama bir türlü fırsat olmuyor.
Şimdi bakalım hatırladıklarımı yazayım.
-Yürümüyor koşuyorsun.
-Ayakkabılarını getirip bana veriyor sonrada ayağını uzatıp ııııhhh diyorsun. Ayakkabı giymeye bayılıyorsun hatta.Bir sabah uyandım sen dolabın önüne oturmuş dolaptan da benim topuklu ayakkabımı almış giymeye çalışıyorsun.Biraz erken başladın diycem ama baban gibi sende ayakkabı hastası olacaksın galiba.Ayakkabını çıkarayım mı kızım diye sorunca da ıgghh ıggh diye cevap veriyorsun..
Hatta her dediğimi o kadar çok iyi anlıyorsun ki sorduğum sorulara istemiyorsan ıgghh ıggh diyerek hayır diyorsun evet ise de sesini çıkarmıyorsun.
"Kızım emziğin düştü alır mısın" "Şunu getir" "Bunu babaya ver" hepsini çok rahat anlıyorsun.


-Acıktığında mamma diyorsun.
-Uykun geldiğinde ise eee eee diyorsun.
-Bir şey yapmak için onay almak istiyorsan yada tekrarlamamı istiyorsan bir şeyi hıııı? diye soruyorsun.
- Müziğe karşı çok duyarlısın, hoşuna giderse kafa sallıyor hatta kendince dans ediyorsun.Bazen de bizim çıkardığımız bir melodiyi aynı tonda tekrarlıyorsun.
-Artık anneanne ve anne diyorsun. Anneanneyi anneden önce söyledin bu arada
-Burnunu temizlemek için otribebeyi kendin burnuna yerleştiriyorsun.
-Cindirella el çırpma oynunu hala oynuyorsun.
-Babanın sana yaptığı badi böçeği sende parmaklarını baba gibi yapıp ba ba ba diyorsun.
-Azı dişlerin çıktı.
-İstemediğin bir şeyi sana yaptırmak imkansız, ne istediğini çok iyi biliyorsun.
-En büyük hobin bu aralar kitaplıkta ki kitapları indirip tek tek bize getirmek.
-Baby TV seyrederken ki halin çok güzel. Bir programda " 1 kulübe 1 kemik 1 köpek " diyerek resimlerini gösteriyor senin sırası ile tepkin " diir, diir, hav hav"
-İlk defa korkmayı öğreniyorsun galiba.Dışarıdan gelen tıkırtıya, kapının açılmasına birde tv'deki garip maskeli adamdan ürküttün.
-Dün ilk defa sarıldın bana sıkı sıkı.
-Uyumak istemezsen kocaman ağlıyorsun.
-En sevdiğin oyuncaklar bu ara matruşka,ve ikeadan aldığımız tahta halkaları çubuğuna geçirmek.
-İlaç içirmek hiç sorun değil sana "aç ağzını kızım" deyince kocaman açıyorsun.

İşin en ilginç tarafı ne kadar yorulsam da kızsamda, uyutmak için çaba harçasamda 10 dk sonra seni çok fazla özlüyorum. Senin gelişimini görmek ve bizimle acayip iletişimde olman, bizi her gün hayretlere düşürmen çok zevkli.
İyi ki varsın bitanem.

2 Kasım 2010 Salı

Minik Ela Yürüyor

Benim minik kızım artık yürüyor! Evet annecim o kadar elimizden tutup bizi bir oraya bir buraya yürüttün aylarca şimdi ise tek başına pıtır pıtır yürüyorsun. Evet tutunarak bir koltuktan diğerine yürüyordun ama 26.10.2010 günü yani tam 13 aylık iken hiç bir yer tutunmadan yürümeye başladın.
Artık mutfağa yada kapıya gitsek bir bakıyoruz sen arkamızdan gelmişsin :))

17 Ekim 2010 Pazar

SON BOMBALAR

Tekli bambu koltuğun arkasına saklanıp benimle saklambaç oynuyorsun.
Biz karşılıklı oturunca birimizden diğerine tek başına 5-6 adım atıp gidiyorsun.Bunu ilk 4 gün önce Gökçe ile yapmışsın babaannede kalınca.
Daddy bugün seni öpmesin diye sana her yaklaştığında "aaaa" diyip ya tv'yi yada başka yeri gösteriyorsun, sanki onu kandırmak istiyormuşsun yada dikkatini başka yere vermesini istiyormuşsun gibi.
Annecim seninle çok küçükken 6-8 aylık gibiyken Gökçe ve Selina'dan öğrendiğimiz "cindirella" el çırpma oyununu oynuyorduk. Şimdi ellerine vurmam için ellerini açman bir yana "Cindirella bebek olmuştu şöyle ağlıyordu" deyince ellerini yüzüne götürüp ağlama numarası yaptığında şaşkınlıktan ölecektim. Sonra şarkının devamı " Cindirella anne olmuştu şöyle yapıyordu eeeee eeee eee" bölümünde sana kollarını bağlayıp bebek sallar gibi yapmayı gösterdim, şimdi her iki hareketi de doğru zamanda yapıyorsun. Ufff yaaa her anının kameraya almak lazım ama olmuyor ve ayrıca sen kamerayı görünce daha çok poz veriyorsun yada öylece bakıyorsun.
İyi ki varsın annecim.

12 Ekim 2010 Salı

SEVGİ YUMAĞIM

Minik kelebek,
2 gündür seni uyutup yatağına koyuyorum pat uyanıyorsun, sonra Daddy seni alıyor biraz oynayıp Daddy'nin kucağına gidiyor, öpücük yağmuruna tutuyor sonra başını omuzuna koyup uyuyormuşsun.Bende bu arada Hico'ya gidip çay içiyorum :)

Sabahları seninle uyanmak çok keyifli hele de saat 7 ve sonrası ise. Uyanıyor, Daddy ve bana bir sürü öpücük veriyor, kocaman sarılıyor ve kendini sevdiriyorsun. Eeeee böyle uyanmak süper oluyor annecim.

Geçtiğimiz hafta sonu Özlem & Egemenlere gittik annecim. Seni akşam onlarla bırakıp Daddy ile başbaşa Taksim & sinema keyfi yaptık. Geldiğimiz de mışıl mışıl uyuyordun ve o gece Özlem & Egemen ile yattın bizde Daddy ile deliksiz bir uyku çektik...
Sabah 10:30 gibi uyanıp senin sesin geliyor mu diye dinledim fakat evde çıt yok. Bir baktım ki sende yeni uyanmışsın. Nasıl oldu anlamadım ama hepimize kıyak geçtin :)

3 Ekim 2010 Pazar

ELA YİNE TATİLDE




Evet annecim biliyorum çok geç kaldım yazmakta ama ancak fırsat oldu inan. Ramazan bayramında Sevil Teyzelerle tatile gidelim dedik.Vee bizim biraz daha fazla tatil günümüz olduğu için seni de alıp Sevil Teyze ile erkenden gittik tatile,Daddy ve Hakan'ı burda bırakarak.
Neler mi yaptın.
-İlk gece Brezilya gecesiydi ve seni de geceye uygun giydirdik ama nerden bilirdik senin tüm gece gösterileri seyredip diskodan çıkmak istemeyeceğini :)
-Her öğün seni mama sandalyesinde masanın başına oturtup yemek yedik ve sen etraftaki tüm misafir ve görevlilere "gel" diyip gülücükler attın.
-Havuzda kolluksuz yüzmek isteyip, kenara da oturtunca Daddy'nin kollarına atladın.
-Animasyon ekibine bile kendini yürüttürdün.
-Basket şampiyonası gecesi gürültüden uyandık fakat mızmızlanmak yerine, pistte oynayanları seyretmek için parmağınla pisti gösterip hepimiz tek tek oraya kadar götürttün. Bizler istemeyince oraya gitmeyi başladın mızmızlanmaya,ve bu artık biz yorgun düşüp odaya gidinceye kadar da devam etti.
-En görülmeye değer, ve video'ya almadığıma pişman olduğum an ise Bayram sabahı Sevil sana ilk bayram hediyeni hemen uyanınca sana verdiğinde yüzünde dakikalarca süren heyecan ve seviç ifadesiydi. Paketi gördüğünden açıpta uyku arkadaşı hediyeni kucağına alıp sarıldığın o uzun süre boyunca resmen sevinç gösterisinde bulundun. Muhteşem bir andı.İlk defa elinle kendin bir şeyler yemeye başladın tatilde.
-Hakan'la bol bol Ela nerede oynadınız.
-Kumlarda doyasıya oynadın ve hatta tadına bile baktın.
Seninle tatil yapmak çok keyifli be minik cadı.