9 Mayıs 2010 Pazar

BABANIN AYAĞI UFFF OLDU

27 Nisan'da oldu esasında babanın ayağı uff ama ben ancak vakit buldum sana yazmaya. Salı günü idi baba akşam maçım var dedi ve giderken "bak sakatlama kendini Kürşat gibi "dedim ve daddy de tek yaptığı sporun bu olduğunu söyleyerek gitti, biz seninle evde tv seyrettik ve sen uyudun. Saat 10 gibi daddy geldi ve yukarıdan Betul diye seslendi. Bende sen uyanma diye şşşşşşşşşşş yaptım daddy'e. Sonra bir çıktım baktım ki ayak sargıda, hastaneden geliyor. Doktorlar ameliyat demiş, hemde ertesi gün için. Biz panik olduk ve inanmak istemedik. Aklımıza Egemen abi geldi, onu aradık acaba gerçekten aşil tendonu kopmuşmudur, ameliyat gerekir mi diye. Egemen abi de biz durumu anlatınca hazırlıklı gelmemizi, onlarda kalabileceğimizi ve ameliyat olabileceğini söyledi. Eh düşün annecim ben daddy'e biraz başım ağrıyor diye naz yapayım derken o gece 3ümüz için ne olur ne olmaz diyerek eşya hazırlamakla geçti, hemde o baş ağrısı ile. Ertesi gün dede bizi alıp Taksim İlkyardım Hastanesine götürdü, ve Egemen abi ile arkadaşları daddy'nin ayağına bakıp ameliyat gerekeceğini söylediler. Sen ne mi yaptın bu süreç içinde? Seni hastaneye almadıkları için Özlem,ben ve babaanne dönüşümlü olarak arabada sana baktık. Arabada altını değiştik, uyuttuk ve mamanı yedirdik.


O geceyi Özülerde geçirdikten sonra daddy ertesi sabah ameliyat oldu :( Sen o günü ve o geceyi Özlem ile geçirdin. Ara ara telefon açıp sordum nasılsın diye ama hepimizi şaşırtacak kadar çok yemek yiyip, 45 dk olan uykularını 1,5 saate çıkarmışsın. Annecim ya eğer Özlem & Egemen olmasaydı ne yapardık acaba? Seni kime bırakırdım yada bıraksam hem sana hem daddy'e yakın nasıl olurdum? Dedim ya annecim seninle ilk defa ayrı yattık ama içim o kadar rahattı ki, eee daddy'i de bırakınca Egemen abi hastanedeydi o yüzden de içim rahattı.Bi de evi biraz ele geçirdin galiba annecim, mutfakta mamaların,oda da valizin, salonda C yastığın :P
Bu arada esas bebek daddy galiba annecim, o benim yokluğumu senden daha çok hissetti galiba.
Cumartesi günü daddy hastaneden çıktı ve bir süre alçıda kaldıktan sonra ayağı, şimdi robocop çizmesi ile geziyor. Daha doğrusu yatıyor.
Bir an önce düzelsin daddy de gezelim. Yaz geldi annecim gezmek lazım.


HE HE HEEEEE



Bu aralar neler ile bizi gülmekten öldürüyorsun?
-Baba sana farklı tonlarda "heeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee" "he he heeeeee" diyor ve sen de aynen taklit ediyorsun.
-Bugün Kürşat'ın kravatından yukarı doğru tırmandın. Ne kadar sana yüz vermemeye çalışsa da zorla çocukcağızın üzerine tırmanıp kendini kucağa aldırdın.
-Daddy'nin göbeğine vurup o gülünce çılgınlar gibi kahkaha atıyorsun.
-Uyuma vakti gelince örtüyü başına çekince ben "Ela nerdeeeeeeeeeeeee?" diyorum sen de gülerek yüzünü açıyorsun.
-Emeklememekte direniyorsun ama döne döne evin içinde tur atıyorsun.
-Baba kaloriferin yanında yatıyor ya sende onun kucağına gidince kaloriferin üzerine oturuyorsun, elinle de perdenin ipini tutarak. Eh be aşkım yerde desteksiz otururken düşüyorsun ama kaloriferin üzerinde nasıl bu kadar desteksiz oturuyorsun anlamıyorum.
-Ben sana "Ela ben küstüm" diyip başka yere bakınca sen ses çıkarıyorsun. Ben sen çıkarınca sana bakıp "Barıştıııım" diyorum ve sen buna çok seviniyorsun.
-Bu güne kadar elinde kumanda yada telefon alan çocukları sevmezdim ama sana bu aletleri vermediğimiz halde sen o kadar eşyanın arasından gidip kumanda ve telefonu istiyorsun.
-Özlemin omuzuna başını dayayıp uyumaktan galiba artık başını omuzumuza dayayıp TV seyrediyorsun yada öylece duruyorsun, kollarınla da kocaman sarılarak. En çok daddy bu durumdan hoşnut.
-Saçlarımdan yada yanaklarımda acıtırak çekip beni kocaman öpmeye çalışıyorsun.

26 Nisan 2010 Pazartesi

7 YEDİ AYLIK BENİM KIZIM 7


Boy: 66 cm Kilo:6920. Kilomuz biraz az ama sağlığın yerinde, kıpır kıpırsın.
Birkaç gündür C yastığın içine seni oturtturunca önündeki oyuncaklarla oynuyorsun. Bu da bana ev içinde kendime zaman ayırmama fırsat veriyor.
-Ela diye sana seslenince başını çevirip bakıyorsun
-Ge ge ge ge diyorsun
-Suluğunu verince ağzına alıp şarkı söylüyorsun
-Her sabah 7 de Daddy'i giyinirken seyredip ona gülücükler atıyorsun.
-Espiri yaptığımızı anlıyor ve karşılık veriyorsun. Mesela geçen gün "küstüm ben sana" diyip başka yere bakıyorum sen elini ayağını oynatıp bir de hııı hıı deyip ilgimi çekmeye çalışıyorsun. Ben sana bakıncada kocaman kahkaha atıyorsun.
Baba ile karşılıklı oturunca sen ayağını kocaman yere vuruyorsun babanın seni taklit ettiğini görünce oyuna devam ediyorsun hatta baba aynısını yapsın diye bekliyorsun.
-Teyze sana cimcime cimcime deyince hoşuna gidiyor.
-Hala elimi tutarak uyuyorsun gündüz ve gece. Hatta tüm parmaklarını kapatıp sadece işaret parmağını uzatıp okşamamı istiyorsun. Bu Daddy ile aramızda artık bir şaka oldu. Bende bebek iken anneannenin elini tutup uyurmuşum. Hatta anneanne hep derdi " kolum üşürdü, üzerine battaniye örtüp senin elini tutardım" diye.Sen de bana benzemişsin galiba.
-Daddy ile benim her yerim senin tırnak izlerin ile dolu.
-Burki geldiğinde birbirinizin emziklerine saldırıp durdunuz, sonunda teyze emzik yarışı düzenledi size :)
-Bu akşam ilk defa yüz üstü uyudun.
-Seni çok seviyorum. Çok garip tüm gün beraberiz ama sen uyuyunca seni çok çok özlüyorum.
-Hala çok geziyoruz ve sen de bu durumdan çok memnunsun.
Ufff ufff her seferinde elinin boya ile izini çıkaracam diyorum kaç aydır ama hep kalıyoru hep kalıyor.

28 Mart 2010 Pazar

Şapur Şupur Yiyelim


Amsterdam maceramız esasında 2009 Ağustos'ta başladı, sen daha karnımdayken.
Daddy bir gün işten geldikten sonra KLM havayollarının promosyonu olduğunu ve gitmek isteyip istemediğimi sordu. İlk önce karar veremedik çünkü sen 5 aylık olacaktın, orası soğuk olacaktı,seninle uçak seyahatini göze alamıyorduk. Ama Daddy dayanamayıp biletlerimizi aldı, hatta senin ne zaman doğacağını bilmediğimiz için 1 Ekim yazdırmıştı doğum tarihini :)
Biletleri aldık ama eğer seninle gitmeyi göze alamasak ya Daddy tek gitecekti yada hep beraber gidip, Daddy ileAmsterdam'da dönüşümlü gezecektik. Eeee annecim nerden bilelim senin bizden çok gezmeye meraklı olacağını di mi...Ve o gün geldi çattı.Otelimiz çok merkezi bir yerde idi ve yoruldukça yada elimiz kolumuz çok dolunca otele dönüyor biraz dinleniyorduk.
Sen neler mi yaptın orada? Arabanda tıngır mıngır uyudun biz gezerken, etraftaki insanlar konuştukça sanki onları anlıyormuş gibi dikkatli dikkatli dinledin,sabah kahvaltıda elimdeki yiyeceklere saldırdın ve orada yetişen bir meyve sana tattırdığımda şapur şupur yedin.
Evet minik Ela hanım,Amsterdam gezisi esasında sana yaradı çünkü hoşumuza giden herşeyi aldık sana.İki alışveriş merkezinde de sadece bebekçileri gezdik durduk ama çok zevkliydi.
Pasaport kontrolündeki polis bebeğin ilk uçak seyahati mi diye sorduğunda "Hayır 8. uçak seyahati" dedik.
Eee gezgin anneyle baba olunca durum böyle oluyor.

28 Şubat 2010 Pazar

HIZLA BÜYÜYORSUN



30 Ocakta Serhan dayı ve Gülümser yenge (fındık yenge) Ankara'da nişanlandılar. Sen de nişan günü fındık yengenin sana hediye aldığı tulumu giydin. Herşey çok güzeldi, herkes o kadar cana yakındı ki hiç yabancılık hissetmedik. Sen ve Burak bir o kucakta bir bu kucakta gezip durdunuz. O akşamın en güzel kızı sendin, tabii yengeden sonra. :P

Bitanem, zaman öyle çabuk geçiyor ki, bak 5 aylıksın.
Öyle garip bir duygu ki senin bana hissettirdiğin...
Tüm gün beraberiz seninle. Genellikle sabah 7'de babanla aynı dakikalarda uyanıyorsun. Babanın yataktan kalkması ile seni yanıma alıyorum. Hava karanlık olmasına rağmen babanı seçebiliyorsun ve uykulu uykulu babayı seyredip gülücükler atıyorsun. Sonraki 1 saat boyunca yanımda yatıp ellerimle oynarken uykuya dalıyorsun tekrar. (Neden benim ellerimle bu kadar oynamayı seviyorsun merak ediyorum). Saat 9-10 gibi birlikte uyanıyoruz ve gün başlıyor bizim için. Dedim ya, 7:30'dan sen akşam uykusuna yatana kadar tüm gün beraberiz, ama yine de seni özlüyorum. Daha çok sarılmak, daha çok oynamak, seni daha çok yaşamak istiyorum.
Bu ay doktor kontrolümüzde 63cm ve 6170gr olduğunu öğrendik. Boy ve baş çevren güzel ama doktor amca "kilosu biraz az" dedi. Böylece artık ek gıdalara başlamamızı istedi.
Sabah 10'da meyve püresi, 12'de sebze çorbası, 4'te ev yapımı yoğurt (hala tam olarak tutturamadım) ve 9'da muhallebi. Tabi aralarda mama ve anne sütü. Ben bunları duyunca Filiz yengeye "eh artık ben evden hiç çıkamam" dedim. İlk gün elmanı rendeledim, sebze çorbasını pişirmeye başladım ve aynı anda yoğurt makinesine yoğurdunu attım. Eeee, peki sen bunlardan ne kadar yedin? En fazla 10 çay kaşığı. O da yalnızca çorbadan. Şu ana kadar en sevdiğin armut oldu. Tabii anne baba gezgin ya, hemen "dışarı çıkarsak napıcaz?" diye düşünüp hazır bebek yoğurdunu ve sebze çorbasını keşfettik :)
Bu arada ayın 25'i itibarı ile yer halında, yatağında fırıl fırıl dönmeye başladın. Ama öyle ki, nasıl döndüğünü merak edip seni seyretmeye başlayınca hiç bir şey yapmıyorsun. Başka bir işe dalıp tekrar sana baktığımda başın ayaklarının olması gerektiği yerde, ya da bacağın yataktan aşağı sarkıyor oluyor. Aferin benim hareketli kızıma :)

Bu arada şimdiden söyleyeyim, salı günü Amsterdam'a gidiyoruz.
Oradaki maceralarımızı da daha sonra yazıcam.

17 Ocak 2010 Pazar

BU AY BENİM KIZIN NELER YAPABİLİYOR?

Neler yapabildiğini söylemeden önce 3.ay kontrolümüzden bahsedeyim sana. Evet annecim yine doktor değiştirdik ama sana söz, bu son. Ender amcaya, Selina & Emirhan'ın doktoruna götürdük seni Filiz Yenge ile. Doktor amca gelmeden yatırdık seni yatağa, sen de etrafına bakınıyordun "Hmm, burası da neresi?" der gibi.
Ender Amca seni orada yatıyor görünce "Dur söyleme; bu kız çok akıllı, hiç ağlamıyor di mi? Çok uslu bir bebek" dedi ve ekledi "Ben bebeği yatağa yatışından tanırım diye" Seni uzunca kontrol etti. 4 cm uzamışsın ve 540 g almışsın.
Beni en çok şaşırtan seni 90 derece dik bir şekilde yatağın üzerinde oturtmasıydı. İçim bir hoş oldu. Hem çok bakmak istedim hem de gözlerimi kaçırmak. Sanki sen oturmak için daha çok miniktin, benim minik bebeğimdin henüz. Bir kaç hareket daha yaptırdı ve "Anne seni hep yatırıyor mu tembel kız?" dedi adım atmak istemeyince sen. Biz çok sevdik Ender Amcayı.

Bakalım neler yapıyorsun bu ay:
-Ellerini tutup izliyorsun
-Dilin kocaman dışarıda
-Kahkahaların çoğaldı.
-Daddy sana "Çok güzelsin sen" yada "Kimin kızısın sen?" deyince kocaman gülüyorsun
-Hickory Dickory Dock şarkısında bacaklarından yukarı gıdığına doğru parmaklarımı yürütünce gülüyorsun.
-Latif Amcanın aldığı bebeği tutup ağzına götürüyorsun
-Uyurken veya emerken parmağımı tutuyorsun
-Yan yatırmak istediğimde eğer hemen uyumak istemiyorsan yay gibi geriye gidiyorsun.
-Emdikten sonra başını geriye atıp yada diğer tarafa bakıp keyif yapıyor, canın isterse geri gelip devam ediyorsun.
-Artık kucağımda olmanın ne demek olduğunu çözüyorsun, bazen yatağına bırakınca ağlıyorsun
-Hala kaşlarını okşayınca uykun var ise gözlerini kapatıyorsun
-Sabaha karşı emziğin düşerse hemen geri istiyorsun fakat gündüzleri ve gece emziksiz -uyuyorsun.
-Altını açmam hoşuna gidiyor
-Aguu, gaa, bgaaa sesleri çoğaldı ve geveze olma yolundasın
-Banyoyu halen çok seviyorsun ve seni artık tek başıma yıkayabiliyorum
-Eskisi kadar Daddy'nin göğüsünde hareketsiz yatmıyorsun. Daddy seni en çok göğsunde tutmayı seviyor, ama sen yatmayınca bu duruma çok üzülüyor :)
- Bazen başını iyice bana doğru bastırıp "Beni kimseye verme, hep kucağında kalmak istiyorum" der gibi yatıyorsun
- Minicik parmağını emziğin sapına takıp ağzından çıkarıyorsun